Cinsel Yolla Bulaşan

Hastalıklar








AIDS’e yol açan İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV), bulaşmasından hemen sonraki dönemde kişide klinik belirtilerini göstermeyebilir. Dolayısıyla, şüpheli temas sonrasında yapılan hiv testi erken dönemde HIV enfeksiyonunun tespiti açısından önem taşımaktadır. HIV testi olmak ve eğer enfekte olunduysa tedaviye derhal başlamak önem arz etmektedir. Akut dönem virüs sayısının çokluğundan sebeple bulaştırıcılık yönünden en riskli dönemdir.

Korunmasız cinsel ilişki ile bulaşan HIV virüsü yine korunmasız ilişkilerle zincirleme olarak birçok kişiye bulaşabilmektedir. Ayrıca HIV ile tıbbi mücadelede en iyi dönemin, enfeksiyonun ilk başlangıç dönemi olduğu düşünülmektedir. HIV enfeksiyonunun tespitiveya tedavi sürecindeki gecikme, virüse kendini yenilemesi, mutasyonlar oluşturması ve bağışıklık sisteminde yayılması adına zaman tanımaktadır. CD4 T lenfosit hücrelerini enfekte ederek çoğalması için virüse fırsat vermektedir. Dolayısıyla erken dönemde hiv testi olmak ve eğer sonuç pozitif ise tedaviye başlamak sağlığımız açısından büyük önem taşımaktadır.

İnsanoğlu, Edinilmiş İmmün Yetmezlik Sendromu’nu (AIDS) ilk kez 1981 yılında ABD’de tanımladı. Tanımlamadan 2 yıl geçtikten sonra 1983 yılında Fransa’da etken virüsü izole etmeyi başardı. İnsan İmmün Yetmezlik Virüsü (HIV) olarak tanımlanan enfeksiyon etkeni virüsten alınan lizat sayesinde geliştirilen Eliza yöntemleriyle enfekte kişilerde HIV’e özgü antikorlar tespit edilmeye başlandı.
1. ve 2. Kuşak testlerin ilk ortaya çıkışı sırasıyla 1985 ve 1987 yıllarındadır. Uygulanma süreleri tahmini bulaş anından sonra ortalama 8 haftaya tekabül eden bu testler sadece IgG sınıfı antikorları hedef alıyordu. Bu durum duyarlılık sorunları yaratıyordu.

1991 yılında ortaya çıkan 3. Kuşak testlerde konjüge olarak işaretli antijen kullanılmaya başlandı. Bu yöntemle hem IgG hem deIgM sınıfı antikorlar saptanıyordu. Dolayısıyla, virüsün bulaşma anından saptanma anına kadar olan süre (pencere dönemi) kısalmış oldu. 3. Kuşak testler ile pencere dönemi 3-6 haftaya kadar düşürülmüştü.

1997 yılında geliştirilen 4. Kuşak testlerle bir adım daha öteye gidildi. Test plaklarına yerleştirilen HIV antijenleri ve p24 antikoru sayesinde HIV’e özgü antikorlar ve p24 antijeni tespit edilmeye başlandı. Bu yöntem duyarlılık ve özgüllüğü oldukça artırdı. Plazmada anti HIV antikorlarından daha erken beliren p24 antijeninin tespitiyle 4. Kuşak testler pencere dönemini ortalama 5 gün kısaltmış oldu.

Hacettepe HIV/AIDS ARAŞTIRMA MERKEZİ (HATAM) yayınlarında ve Sağlık Bakanlığının 2013 yılı HIV/AIDS tanı-tedavi rehberinde 4. kuşak tarama testleri tavsiye edilmektedir. Bu testler için yaklaşık 2-3 hafta olarak öngörülen pencere dönemi ticari firmaların sunduğu ürünlerde hassasiyet farklılıklarından ötürü çeşitlenmeler göstermektedir.

Merkezimizde BioMerieux şirketinin Vidas HIV DUO ULTRA kitiyle çalışılmaktadır. Bu kitin çalışma hassasiyeti 3 pg/ml ve arttırılan özgünlüğü ile güvenilirliği %99.88’dir. Tahmini bulaşma anından 2 hafta geçmesi güvenli sonuçlar almak için yeterlidir.

HIV virüsünün tespitinde kullanılan bir diğer metot nükleik asit arama testidir (NAT). HIV PCR testi olarak anılan bu yöntem ELISA testlerinden farklı olarak kanda HIV virüsüne ait genetik materyal (RNA) arar. HIV virüsüne özgü baz dizisini tespit ettiğinde kanın mililitresinde kaç kopya virüs (viral yük) olduğunu da ayrıca verir. Bu yöntem oldukça hassas olup erken dönemde virüsün tespitini sağlayabilmektedir. Çalışılan ticari kitlerin hassasiyet farklılıklarından ötürü HIV PCR testi tahmini bulaş anından yaklaşık olarak 9-11 gün sonra yapılabilmektedir. Merkezimizde HIV PCR testi erken tanı ve viral yük tespitini sağlamak amaçlı moleküler mikrobiyoloji bölümümüzde çalışılmaktadır.

Şüpheli veya pozitif sonuç alınan seroloji testlerinden sonra doğrulama testi yapılır. Bu işlem için HIV Western Blot testi uygulanır. Western Blot testi ilgili solüsyonda aranan proteinlerin olup olmadığını gösteren bir moleküler biyoloji çalışmasıdır. Bu yöntemde HIV virüsüne ait gp160, gp120, p68, p55, p53, gp41, p40, p30, p24, p18 gibi proteinlerin gösterilmesiyle pozitiflik kesinleşir. Western Blot testi dünya genelinde doğrulama bakımından “altın standart” yöntemdir. Ancak hassasiyet eksikliğinden ötürü erken akut dönemde rutin taramada kullanılmaz.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar
 

 

Copyright © 2012 Mavi Tıp Laboratuarı | Yasal Uyarı
Design by Hastane Tv